ABD'nin arabuluculuğunda İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasındaki diplomatik ilişkileri normalleştiren İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords), 15 Eylül 2020'de Washington'da düzenlenen resmi bir törenle imzalandı. İbrahim anlaşmaları ile ilk kez iki Körfez ülkesi - Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri - İsrail ile tam diplomatik ilişkiler kurarak yeni bir iş birliği çağının kapısını aralamış oldular. Bu anlaşmalar, Ortadoğu jeopolitiğinde önemli bir değişimi temsil etmiş olup ve İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkiler üzerinde önemli bir etkisi oldu.
İbrahim
Anlaşmaları'ndan önce, İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişki, karşılıklı
düşmanlık ve şüphe ile ifade ediliyordu. Körfez ülkeleri uzun süredir İsrail'i
ulusal güvenliklerine yönelik bir tehdit olarak görüyor ve Yahudi devleti ile
herhangi bir diplomatik ilişki kurmayı reddediyorlardı. Bu süre zarfında
İsrail, Arap komşularından kabul görmek için mücadele etmiş ve karmaşık bir
siyasi ortamda gezinmek zorunda kalmıştı.
İbrahim
Anlaşmalarının imzalanması, İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerde
önemli bir değişikliğe işaret etti. Anlaşmaların imzalanmasından bu yana
İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerde birçok olumlu gelişme
yaşandı. Örneğin, İsrail şirketlerinin faaliyetlerini BEA ve Bahreyn’e doğru
genişletmesiyle ve Körfez şirketlerinin İsrail pazarına yatırım yapmak
istemesiyle, ülkeler arasındaki ticaret ve yatırımda bir artış oldu.
İlaveten, savunma ve güvenlik alanlarında, İran'ın oluşturduğu
tehdide karşı koymak için birlikte çalışan ülkelerle önemli bir işbirliği
yapıldı.
Anlaşmalar ayrıca, Sudan ve Fas
gibi diğer ülkelerin İsrail ile ilişkiler kurmasıyla bölge üzerinde daha geniş
etkileri de oldu. Anlaşmalar Filistin meselesine ilişkin tartışma ve
görüşmeleri canlandırdı. Bazı uzmanlar, İsrail'in Arap komşularıyla artan ilişkisinin barış sürecinde ilerlemeye yol açabileceğini
öne sürüyor.
Öte yandan, İbrahim Anlaşmalarının
hem destekçileri hem de muhalifleri var. İran ve Türkiye gibi bazı ülkeler
anlaşmalara düşmanca yaklaşırken, hatta İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki
ilişkilerin normalleşmesine açıkça düşman olurken, ABD hükümeti, Körfez
İşbirliği Konseyi, İsrail hükümeti gibi diğer ülkeler anlaşmaları memnuniyetle
karşıladı. Anlaşmaları eleştiren örgütler ve ülkeler, İsrail ile Filistinliler
arasında devam eden çatışmayı çözmek için yeterince çaba göstermediklerini
savunuyorlar. Ancak bu zorluklara rağmen İbrahim Anlaşmalarının İsrail ile
Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerde son derece önemli bir gelişmeyi temsil
ettiğini söylemek mümkün.
Sonuç olarak, İbrahim Anlaşması
İsrail ve Körfez Ülkeleri arasındaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktası
olmuştur. Anlaşma birçok olumlu gelişmeye yol açmış olsa da, İsrailliler ve
Filistinliler arasındaki çatışma da dâhil olmak üzere aşılması gereken önemli
zorluklar bulunmaktadır. Genel olarak, İbrahim Anlaşmaları işbirliği için yeni
fırsatlar açtı ve daha istikrarlı ve müreffeh bir bölge yaratılmasına yardımcı
olmuştur. Bununla birlikte, İsrail ve Körfez Ülkeleri arasındaki ilişkilerin
normalleşmesi bölgeye kalıcı barış ve refah getirme potansiyeline sahip olduğu
öngörülebilir.
Kaynakça:
Dazi-Héni, F. (2020, 6 Kasım). The Gulf States and Israel
after the Abraham Accords. Arab Reform Initiative.
-
Erişim adresi: https://www.arab-reform.net/publication/the-gulf-states-and-israel-after-the-abraham-accords/
GÜL SEVDA YILMAZ
Yorumlar
Yorum Gönder