Ana içeriğe atla

2001 Türkiye Ekonomik Krizi

 

KRİZ ÖNCESİ TÜRKİYENİN EKONOMİK DURUMU

Türkiye 1990’lı yıllarda çok büyük enflasyonla boğuşmuş bir ülkeydi. 1990’lı yılların krizlere hazırlayan özelliği kamu açıklarının Merkez Bankası kaynaklarıyla finanse edilmesi ve batan bankaların sorumluluklarının devlete yüklenmesinin yanı sıra bu dönemdeki Siyasi karar alıcıların ülkenin mali durumunu düzeltecek reform ve düzenlemeleri yapmamasıydı. Bu dönemde yaşanan Körfez Savaşı, 199 Krizi ve 1999 Marmara depremleri zaten temelde kırık olan ülke ekonomisini iyice sarsmış ve 2001 krizin şiddetini katbekat arttırmıştı.

2001 TÜRKİYE EKONOMİK KRİZİ (KARA ÇARŞAMBA)

2000 yılının sonlarında başlayan ama geçmiş 10 yıllık birikimi içeren finansal krizdir. 2001 yılına girerken Türkiye ekonomisi konjoktür (inişli çıkışlı, dalgalı hareketler bütünü) eğilimindeydi. Türkiye 2001 krizine girdiğinde İktidarda üç partili koalisyon Hükümeti vardı. Bütçe açığı, enflasyon oranı, işsizlik oranı Ve faizler çok yüksekti. O dönemde Türkiye'ye giren yabancı sermaye oranı düşük Türk Lirasının değer kaybı hızlıydı. Türk lirasına güvenleri sarsılan halk Türk lirasına yatırım yerine dolara yatırım yapmayı tercih etmişti. 

KRİZ YÖNETİMİ

Ekonomik kriz ile birlikte Türkiye ve IMF (Uluslararası Para Fonu) birlikte bankacılık sistemini yeniden yapılandırmaya, büyümeyi desteklemeye, enflasyonu düşürmeye yönelik çalışmalar başlattı. Uygulanan bu çalışma 2008 yılına kadar devam etti. Kriz çıkışı sonrası işsizlik ve cari açık artmıştı ama büyüme artmıştı. Kriz sonrasında IMF ile uygulanan bu program elbette ki ekonominin düzelmesini sağlamıştı. Bankacılıkta yapılan yeniden yapılandırma, denetimlerin gelmesi, Türk Lirasından 6 sıfır atma durumu ve AB ile üyelik müzakerelerinin başlama süreci kaybolan güvenin, beklentilerin olumluya çevrilmesini sağlamıştı. Türkiye'ye bu dönemde çok fazla yabancı sermaye yatırımı girmişti. Piyasada arta döviz miktarı Türk Lirasının değerlenmesine olanak sağlamıştı. Beklentilerin karşılanması Kamu yatırımlarının yerinin Özel kesim yatırımlarının almasını sağlamıştı. Yatırımların artması küçülme döneminin yerine büyüme döneminin başlamasını sağladı. Döviz girişi enflasyonu düşürmüş bu sayede faizler de hızla gerilemişti.

Arzum EKİCİ

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ULUSLARARASI İLİŞKİLER BAĞLAMINDA SİBER GÜVENLİK KAVRAMI

  Uluslararası İlişkilerin özünde yer alan çatışma olgusu ve buna ilişkin güvenlik çalışmaları her geçen gün çağın durumuna göre yeniden şekillenmektedir. Siber güvenliğin yükselişi de gelişmekte olan uluslararası ilişkiler alanı için son yıllardaki en önemli değişikliklerden biri olmuştur. Siber güvenliğin gelişmesi yeni bir çatışma alanı mı yarattı, yoksa yeni ufuklar mı açtı söylemek zor ancak siber savaş kavramının tartışılacak bir boyut yarattığını söylemek yanlış olmaz.  Siber güvenlik ve siber uzaya artan ilgi, uluslararası ilişkiler disiplininde güç kavramının, özellikle siber alandaki gücün benzersiz yönlerine odaklanılarak yeniden tartışılmasına yol açmıştır. Siber saldırılar ulusal güvenlik için büyük bir tehdit haline geldi ve kritik alt yapıyı bozma, hassas verileri çalma hatta fiziksel hasara neden olma potansiyeline sahipler. Bu yeni güvenlik sorunu, ülkeleri uluslararası ilişkilere yaklaşımlarını yeniden düşünmeye zorluyor. Geçmişte güvenlik büyük ölçüde as...

A Journey Towards Equality

Political studies on women's rights is a dynamic and evolving field that explores the intersecting pathways of gender, politics and society. It seeks to understand the historical, cultural and legal aspects of women's rights as well as the struggles for gender equality. In this blog post, we will highlight the importance of women's rights as political work in shaping modern societies. In order to understand political work on women's rights, we must first acknowledge the historical conditions in which this work emerged. Women's rights have been the subject of debate and activism for centuries, with important turning points at various points in history. From the suffrage movements of the late 19th and early 20th centuries to the feminist movements of the 1960s and 1970s, women have consistently fought for equal rights and representation. Political work on women's rights owes much of its development to the feminist movement. Feminism, in its various forms, has been...