Büyük buhran bir diğer adıyla ‘’Kara Perşembe’’ Amerika’da başlayan ve hızlı bir şekilde dünyaya yayılan bir ekonomik krizdir. Hatta öyle bir kriz ki o dönemde yaşasaydınız sokakta çocuklarını köle olarak satan anneler, otel odalarını birer intiharhane olarak kiralayan insanlar ve onların cansız bedenlerini toplayan otel çalışanlarını görebilirdiniz. Şimdi bu buhran döneminden önceki Amerika’ya bir göz atalım.
KRİZ DÖNEMİNDEN ÖNCEKİ SON YAŞAM
O dönemde kapitalizm çok popüler hal almıştı. Seri üretime geçilmiş ve bu sayede işci ücretlerinde ciddi bir artış olmuştu. İşçi sınıfı artık paralıydı, tatile çıkıyor hatta gayrimenkul alabiliyordu. Florida’nın geleceğin turizm cenneti olacağına inanılıyordu ve büyük bir hızla gayrimenkul alımı başlamıştı. Talebin fazla olması gayrimenkul fiyatlarının şişirilmesinde büyük olanak sağlamıştı. Bölgedeki çorak tarlalar bile servet değerinde fiyatlara satılıyordu. Sürekli bankalar açılıyordu. ABD artık süper güç haline gelmişti.
BÜYÜK BUHRAN KAPIDA
Birçok
ülkenin alacaklısı artık Amerika idi, tüm dünya ülkeleri neredeyse Amerika’ya
borçluydu. Amerika, 1. Dünya Savaşı
sonrası savaş tazminatlarını altın olarak istiyordu ve artık kriz dönemi
gelmişti, bu kriz en çok Amerika ve Amerika’ya borcu olan ülkeleri etkiledi. Bu
kadar yükselişin düşüşü çok ağır olduğundan alacaklarını temin edemedi. Amerika
çıkardığı hammaddeleri ihraç edemedi çünkü ihraç edeceği ülkelerin ekonomisi
yerle bir olmuştu. Ülkeler bu krizden daha az etkilenmek adına gümrük
vergilerini arttırdılar ve yerli üretimlerinin kendi ülkelerinde kullanılmasını
teşvik ettiler ve yerli üretimi arttırmanın yollarını aramaya koyuldular. Kendi
içine yönelme hareketi dünya çapındaki ticaret hacminin küçülmesine neden oldu.
Bunalım dünyada 50 milyon kişinin işsiz kalmasına sebep olmuştu. Dünyadaki
toplam üretim %42 oranına düşmüştü. İşte bu durum yukarıda anlattığım gibi
insanların çocuklarını satmasına, kendi ölümlerini yazmasına sebep oldu. Hatta
öyle bir buhrandı ki otel resepsiyonu ‘’Nasıl
bir ölüm tercih edersiniz?’’ gibi kan dondurucu bir soru sorabiliyordu. Tabi ki
buhran öncesi dönemde önem taşıyan kapitalizmin
popüler olan ziynet eşyaları artık alıcı bulamadığı için madencilik
sektörü olumsuz etkilenmişti.
BÜYÜK
BUHRANIN TÜRKİYEYE ETKİSİ
Türkiye
zaten o dönemde kendi üretimine önem vermişti yani dış ticaret kendi ihracatına
bağlıydı. Türkiye o dönemde dış ülkeye hammadde ve tarım ürünleri ihraç eder,
sanayi maddeleri ithal eder konumdaydı. Ülkelerin içeri dönüş hareketi
Türkiyenin dış ticaret hacmini daralttı. İflaslar oldu, sanayiciler, üretimi
arttırmak üzere kredi almış olan çiftçiler borçlarını ödeyemediler. Özellikle o
dönemde ticaret şehirleri olan İstanbul, İzmir gibi liman şehirlerinde işsizlik
hat safhaya çıkmıştı.
Arzum EKİCİ


Yorumlar
Yorum Gönder